Baro Başkanı Av. Gamze Budak, 12 Eylül'de yapılacak olan referandumun, bazı siyasi görüş ve belli bir kesime mensup kişilerce kendi arzu ettikleri şekilde değişimin olmasını açıkça dile getirmelerinin açık bir kırılma noktası olduğunu söyledi.
2010-2011 Adli Yılı dün Adalet Sarayı önünde düzenlenen törenle açıldı. Açılış Atatürk Anıtına çelenk sunma töreniyle başladı. Düzenlenen törene; Baro Başkanı Av. Gamze Budak, Adalet Komisyon Başkanı Suat Yürekli, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Osman Göğebakan ve çok sayıda avukat, hakim ve savcı katıldı.
YARGI GÖREVİNE BAŞARIYLA DEVAM EDECEKTİR
Törenin açış konuşmasını yapan Adalet Komisyon Başkanı Suat Yürekli her ne şartta olursa olsun Yargı’nın görevine başarıyla devam edeceğini söyledi. Her adli yıl açılışında birçok sorunun gündeme getirildiğini belirten yürekli, “Asıl sorun ise uygulamadan kaynaklanmaktadır. Herkesin yeni adli yılını kutluyorum” dedi.
YARGI YÜRÜTMENİN VESAYETİ ALTINA SOKULMAK İSTENMEKTEDİR Yapılacak Anayasa değişikliği kapsamında, Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısında yapılacak değişiklikler ile yürütmenin ‘her yapılan işe engel ve ayaklarında pranga’ olarak gördüğü Yargının, sistemli bir şekilde yürütmenin vesayeti altına sokulmak istendiğini belirten Baro Başkanı Av. Gamze Budak ise şunları söyledi: “2010-2011 Adli yılının açılışını yaptığımız bu gün, yeni adli yılın ülkemize, milletimize ve tüm hukuk camiasına esenlik, mutluluk ve başarılar getirmesini diliyorum.
DİLEKLERİMİZİ ISRARLA DİLE GETİRDİK
Her yeni Adli Yıl açılış törenlerinde, yargının temel sorunlarını dile getirerek Yargının içinde bulunduğu bu sorunların en kısa sürede çözümlenmesi ve yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ile hukuk devleti ilkelerinin çağdaş ülkelerde olduğu gibi bir an evvel hayata geçirilmesi dileklerimizi, ülkemizin her yerinde görev yapan tüm yargı mensupları ile birlikte ısrarla dile getirdik.
YÜKSELEN ÇIĞLIĞIMIZA RAĞMEN DERİN BİR ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİZ
Ancak yargı mensuplarının her yıl yükselen bu çığlığına rağmen içinde bulunduğumuz sürece baktığımızda, ne yazık ki bunların ilgili mercilerce duyulmadığı ve hatta yargının, daha fazla yürütmenin etkisinde kalacağı ve yargı bağımsızlığı, yargıç teminatı, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilkeleri kökünden sarsacak birtakım düzenlemeler yapıldığını açıkça ve derin bir üzüntü ile görmekteyiz.
YARGININ BAĞIMSIZ OLUP OLMAYACAĞINI ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLER GÖRECEĞİZ
Önümüzdeki günlerde yapılacak olan referandum ile yargının bağımsız olup olmamasını ve yargının yürütmenin etkisinde kalıp kalmamasını oylayacağız. Yapılacak Anayasa değişikliği kapsamında, Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısında yapılacak değişiklikler ile yürütmenin ‘her yapılan işe engel ve ayaklarında pranga’ olarak gördüğü Yargı, sistemli bir şekilde, yürütmenin vesayeti altına sokulmak istenmektedir. 12 Eylül'de yapılacak olan referandum, ‘yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve hukuk devleti’ ilkeleri için gerçekten büyük sakıncalar içeren tehlikeli bir viraj görünümündedir.
YÜRÜTME VE YASAMANIN DENETİMİNİ YARGI YAPAR
Oysaki yürütme ve yasamanın, yargı tarafından denetimi, demokrasinin ve hukuk devleti ilkelerinin değişmez en önemli koşuludur. Günümüzde geçerli olan hukuk devleti anlayışına göre yasama, yürütme ve yargı, yetkisini anayasadan alırlar ve iktidarı kullanma yetkisi, ancak Anayasaya ve hukuka uygun olduğu sürece meşru sayılabilir. İktidarın, hukukun sınırları içinde kalıp kalmadığını denetleyecek olan organ ise Yargıdır. Yargının bu denetimini işlevsiz kılacak her türlü girişim, hukuk devleti ilkesinin bertaraf edilmesine yöneliktir. Bu nedenle gerçek demokrasilerde ve gerçek hukuk devletlerinde kuvvetler ayrılığı ilkesi ve özellikle Yargının diğer kuvvetler karşısında bağımsız olması, olmazsa olmaz koşullar niteliğindedir.
TEK BİR ELDE TOPLANMAK İSTENMEKTEDİR
Oysa ülkemizde, yürütme, yasama ve yargının tek bir elde, yürütmede toplanması yönünde açık bir eğimlilik göze çarpmaktadır. Anayasa değişiklik paketi ile bunun gerçekleşmesi yönünde olağanüstü bir gayret sarf edildiği, Türkiye'de büyük bir çoğunluğun kaygı ile izlediği ve sabit olan bir husustur.
12 EYLÜL KIRILMA NOKTASI OLACAK
Bütün bunların yanı sıra, ülkemizde yaşanan son gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde ve özellikle bazı siyasi görüş ve belli bir kesime mensup kişilerce, ‘kendi arzu ettikleri değişimin gerçekleşmesine ramak kaldığı ve bu Anayasa değişiklik paketinin halkoyundan geçmesi ile bu değişimi sağlayacaklarını’ açıkça ifade etmeleri karşısında, yukarıda da belirttiğimiz, Cumhuriyetin temel ve değişmez niteliklerine sonuna kadar bağlı olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bakımından, açık bir kırılma noktası olduğu müşahede edilmektedir.
KÖKLÜ BİR DEĞİŞİKLİKLE MÜMKÜN OLABİLİR
Gerçek Yargı Reformu, ülkemizin hukuk alanındaki tüm dinamik güçlerinin seferber edileceği, ‘Hukukun Üstünlüğü’ , ‘Hukuk Devleti’, ve bunların olmazsa olmaz koşulu olan ‘Yargı Bağımsızlığı’ ve ‘Yargıç Güvencesi’nin ‘Kuvvetler Ayrılığı’ ilkesine uygun bir biçimde yaşama geçirildiği köklü bir değişiklikle mümkün olabilir. Bilindiği gibi Anayasalar, toplumsal mutabakat metinleridir. Dolayısıyla bu metinlerin toplumun geniş katmanlarınca birlikte değerlendirilmesi gerektiği, kanımızca vazgeçilmez bir olgudur.
EL ELE VERMELİYİZ
Bütün bu sorunlar karşısında bizlere düşen en önemli görevin; Yargı bağımsızlığının tesis edilmesinde ve sürdürülmesinde, hâkim-savcı ve avukat, tüm hukukçuların el ele verip gereken tüm özveri ve çabanın gösterilmesi olduğu aşikârdır.
MADDELERİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ
Değerli meslektaşlarım, Her zaman olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyetine ve onun getirdiği çağdaş kazanımlara ve Anayasamızda açıkça belirtilen değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez temel niteliklerine sahip çıkacağımızı, bağımsız yargı ve hukuk devleti ilkelerine yürekten bağlı, savunma mesleğinin temsilcileri olarak, üzerimize düşen her türlü görevi, yerine getireceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu inanç ve ümitle, yeni Adli Yılın, vatanımıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyor ve hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
444 defa okundu...










VECDİ MURAT SOYDAN
ŞAKİR H. AKSÖZ
ŞABAN İLİKSİZ
MURAT OKCU
SEDAT KARAKOYUN
ALPASLAN TONGUÇ
TUNA ÜNAL
İSMAİL ALTUNBAŞ
1.8255

